Sci-Phi: Journal of Science, Philosophy & Dialectical Inquiry e-ISSN: 3023-8914 • Vol. 2026, Issue 5, pp. 2821–2826 (e20260236)
DOI: 10.5281/zenodo.sciphi.2026.0236 Open Access (CC BY-NC-ND 4.0 International (Diamond Open Access))
Allah'ın Zati Bilgileri Ve İmanın Temeldeki Anlamı
Yazar (Author):Emre Pelit
• ORCID:0009-0000-8391-4210
• E-posta: emrepelit39@gmail.com Kurum (Affiliation): Sci-Phi: Bilim ve Felsefe Araştırmaları Enstitüsü (Institute of Science, Philosophy & Dialectical Inquiry) Yayın Tarihi (Published):
• Kelime Sayısı: 450 kelime
• Sınıflandırma: Etik & Teknoloji (cs.CY; cs.AI; phil.ethics)
Öz / Yönetici Özeti — Makalenin Ana Tezi (Abstract & Core Thesis)
Şimdi gelelim imanın anlamına, iman etmek aslında dünyevi olan aklımızın zayıflığını itiraf etmek ve gerçek olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu kabul etmektir. Bu açıdan bakıldığında iman ederek Var olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu, bizlerin gelip geçici olduğumuzu kabul etmiş oluruz.
1. Tez (Thesis — Başlangıç Önermesi): Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Allah Çoklu Evrenler'in her birini birer yazılım olarak var etmiştir ve aslında bu yazılımlardan her biri Allah'ın özgün kodlama metodolojisini yansıtır.
2. Antitez (Antithesis — Diyalektik Gerilim & Karşı-Sorgulama): Aslında bize sistemli tekrarlar gibi görünen Evrensel düzen başlangıçta tek tek kodlanmış kod satırlarıdır. Dolayısıyla programlamayı yapan Rabbimizin tüm kimliğini bu kod satırlarına yansıtması olasılıklar dahilinde değildir. Bu yüzden Allah bilebileceğimiz şekilde ilahi düzeni evrene yansıtmış ve bilemeyeceğimiz kısmını da kutsal kitap Kur'an’da anlaşılır düzeye indirgeyerek bizlere anlatmıştır.
. Bizlerin yazılımında karar verici olarak konumlanan ruhumuzu da kendi ruhundan üfleyerek oluşturan Rabbimiz kendi özbenliğimizi bulmamız için evreni ve kutsal kitap Kur'an’ı bizlere rehber kılmıştır.
Bu açıdan bakınca kendi kendimize verdiğimiz ehemmiyet artar ve şu soru akla gelir: “Acaba bize bahşedilen ruhumuzu tam olarak anlamak için tüm evrenin düzenini tek tek araştırmamız mı gerekir?”
Benim cevabım: “Evet, tüm evren kümülatif bir şekilde ruhumuzu yansıtır ama tek başına tüm evreni anlamak yetmez, bilemeyeceğimiz kısımlara Kur’an'dan yorum çıkarmak gerekir.”
İnsanlar Kur’an'ı derinlemesine incelerse evrenin tümünün bilgisi kadar ehemmiyetli bir bilgiyle karşılaşırlar.
Mucizeler de evreni kodlayan Rabbimizin “Asıl ve gerçek bilginin yalnız kendisine ait olduğunu ve düzen koyucunun yalnızca kendisi olduğunu” evren yazılımının sadece birer parametresi olan biz insanlara belirtmek için yarattığı birer alışılmışın dışında kod farklılıkları olarak anlaşılabilir.
Bu yönüyle mucizeler birer debugging hatası değil, program yazılırken yapılmış birkaç metodoloji değişikliği de olabilir.
3. Sentez (Synthesis — Aufhebung & Üst Çözümleme): Şimdi gelelim imanın anlamına, iman etmek aslında dünyevi olan aklımızın zayıflığını itiraf etmek ve gerçek olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu kabul etmektir. Bu açıdan bakıldığında iman ederek Var olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu, bizlerin gelip geçici olduğumuzu kabul etmiş oluruz.
Tam Metin İnceleme (Full-Text Article)
Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Allah Çoklu Evrenler'in her birini birer yazılım olarak var etmiştir ve aslında bu yazılımlardan her biri Allah'ın özgün kodlama metodolojisini yansıtır.
Aslında bize sistemli tekrarlar gibi görünen Evrensel düzen başlangıçta tek tek kodlanmış kod satırlarıdır. Dolayısıyla programlamayı yapan Rabbimizin tüm kimliğini bu kod satırlarına yansıtması olasılıklar dahilinde değildir. Bu yüzden Allah bilebileceğimiz şekilde ilahi düzeni evrene yansıtmış ve bilemeyeceğimiz kısmını da kutsal kitap Kur'an’da anlaşılır düzeye indirgeyerek bizlere anlatmıştır.
. Bizlerin yazılımında karar verici olarak konumlanan ruhumuzu da kendi ruhundan üfleyerek oluşturan Rabbimiz kendi özbenliğimizi bulmamız için evreni ve kutsal kitap Kur'an’ı bizlere rehber kılmıştır.
Bu açıdan bakınca kendi kendimize verdiğimiz ehemmiyet artar ve şu soru akla gelir: “Acaba bize bahşedilen ruhumuzu tam olarak anlamak için tüm evrenin düzenini tek tek araştırmamız mı gerekir?”
Benim cevabım: “Evet, tüm evren kümülatif bir şekilde ruhumuzu yansıtır ama tek başına tüm evreni anlamak yetmez, bilemeyeceğimiz kısımlara Kur’an'dan yorum çıkarmak gerekir.”
İnsanlar Kur’an'ı derinlemesine incelerse evrenin tümünün bilgisi kadar ehemmiyetli bir bilgiyle karşılaşırlar.
Mucizeler de evreni kodlayan Rabbimizin “Asıl ve gerçek bilginin yalnız kendisine ait olduğunu ve düzen koyucunun yalnızca kendisi olduğunu” evren yazılımının sadece birer parametresi olan biz insanlara belirtmek için yarattığı birer alışılmışın dışında kod farklılıkları olarak anlaşılabilir.
Bu yönüyle mucizeler birer debugging hatası değil, program yazılırken yapılmış birkaç metodoloji değişikliği de olabilir.
Şimdi gelelim imanın anlamına, iman etmek aslında dünyevi olan aklımızın zayıflığını itiraf etmek ve gerçek olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu kabul etmektir. Bu açıdan bakıldığında iman ederek Var olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu, bizlerin gelip geçici olduğumuzu kabul etmiş oluruz.
Umarım anlaşılmıştır ve faydalı olur.
Yazan: Emre Pelit
Felsefi İtirazlar ve Yazarın Savunusu (Objections & Rebuttals)
Karşıt Diyalektik Sorgulama (Etik & Teknoloji) — İtiraz: Bu açıdan bakınca kendi kendimize verdiğimiz ehemmiyet artar ve şu soru akla gelir: “Acaba bize bahşedilen ruhumuzu tam olarak anlamak için tüm evrenin düzenini tek tek araştırmamız mı gerekir?”
Yazarın Yanıtı (Rebuttal): Şimdi gelelim imanın anlamına, iman etmek aslında dünyevi olan aklımızın zayıflığını itiraf etmek ve gerçek olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu kabul etmektir. Bu açıdan bakıldığında iman ederek Var olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu, bizlerin gelip geçici olduğumuzu kabul etmiş oluruz.
Temel Problem & Çözümleme (Allah'ın Zati Bilgileri Ve İmanın Teme…) — İtiraz: Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi Allah Çoklu Evrenler'in her birini birer yazılım olarak var etmiştir ve aslında bu yazılımlardan her biri Allah'ın özgün kodlama metodolojisini yansıtır.
Yazarın Yanıtı (Rebuttal): Bu yönüyle mucizeler birer debugging hatası değil, program yazılırken yapılmış birkaç metodoloji değişikliği de olabilir. Şimdi gelelim imanın anlamına, iman etmek aslında dünyevi olan aklımızın zayıflığını itiraf etmek ve gerçek olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu kabul etmektir. Bu açıdan bakıldığında iman ederek Var olanın yalnızca Rabbimiz olduğunu, bizlerin gelip geçici olduğumuzu kabul etmiş oluruz.