Sci-Phi: Journal of Science, Philosophy & Dialectical Inquiry e-ISSN: 3023-8914 • Vol. 2026, Issue 3, pp. 2833–2838 (e20260237)
DOI: 10.5281/zenodo.sciphi.2026.0237 Open Access (CC BY-NC-ND 4.0 International (Diamond Open Access))
Dualarımızın Kabul Olma Süresini Kısaltma Yolumuz
Yazar (Author):Emre Pelit
• ORCID:0009-0000-8391-4210
• E-posta: emrepelit39@gmail.com Kurum (Affiliation): Sci-Phi: Bilim ve Felsefe Araştırmaları Enstitüsü (Institute of Science, Philosophy & Dialectical Inquiry) Yayın Tarihi (Published):
• Kelime Sayısı: 450 kelime
• Sınıflandırma: Epistemoloji & Felsefe (phil.epist; math.LO; stat.ME)
Öz / Yönetici Özeti — Makalenin Ana Tezi (Abstract & Core Thesis)
Bu açıdan bakınca zikrullahtan uzak olan kişiler sadece zikrullaha yakın olan kişilerin zikrullahı azalttığı zaman Allah'ın zikrullahı azaltanlara bir ders vermek için nasipleri nispetinde rızıklandırdığı kişilerdir diyebiliriz. Böylece zikrullahı azaltan kişilerin bağıl olarak zengin olma halleri azalır ve artık “yoksul” duruma düşerler. Başlangıçta zikrullahtan uzak olan kişiler ise aslında Müslümanların zikirden kopmasının meyvesini yer. Yani dünya hayatı aslında Allah’a inananlara endekslidir. Allah'ın adını ne kadar anarsak Allah'ın nimetine o kadar yakın oluruz. Bundan sonra vefa duygumuz gereğince zikrullahı dilimizden düşürmemeye çalışalım yani. Diyeceğim budur.
1. Tez (Thesis — Başlangıç Önermesi): Çoğumuz türlü dileklerimiz için Allah’a dua ederiz. Peki bunun kabul edilme mekanizması hakkında düşünen oldu mu? Acaba Allah her şeyi duyduğu halde bazı duaları neden belirli bir vakit geçtikten sonra kabul eder? Allah o kullarını daha az mı sever? Kur'an'da söylenen Allah'ın adaletinin mutlak oluşu ne demektir?
2. Antitez (Antithesis — Diyalektik Gerilim & Karşı-Sorgulama): Allah gerçekte her yarattığını sever ve yarattığı en hayırlı varlık olan (eşref-i mahlukat) insanların dualarını kabul etmek ona hiç zor gelmez. Yani Allah bu konuyu da şu şekilde bir sistematiğe bağlamıştır diye düşünüyorum, buna en büyük dayanağım ise Bakara suresi 152. ayetinde geçen “Siz beni anın ki ben de sizi anayım.” ayetidir. Şöyle ki bu ayetten çıkan anlam Allah'ın ismini her andığımızda Allah'ın bizim o anki durumumuza dikkat kesildiği ve bu şekilde Allah’tan ne istediğimizi doğrudan yani melekut aleminin aracılığı olmadan direkt bir şekilde Allah’a ilettiğimizdir diye yorumlanabilir.
Allah da bu şekilde yaratılanların en şereflisi olan insan varlığının duasına daha net bir şekilde yanıt verir ve bu yanıt istek hayırlıysa vermek, o an için hayırlı değilse de sıraya koymak olabilir. Yani buradan çıkacak anlam Allah'ı her an zikretmemizin önemidir. Allah'ın sistemi zikrullahtan uzak olan kişilere de daha az öncelik vermek olabilir.
3. Sentez (Synthesis — Aufhebung & Üst Çözümleme): Bu açıdan bakınca zikrullahtan uzak olan kişiler sadece zikrullaha yakın olan kişilerin zikrullahı azalttığı zaman Allah'ın zikrullahı azaltanlara bir ders vermek için nasipleri nispetinde rızıklandırdığı kişilerdir diyebiliriz. Böylece zikrullahı azaltan kişilerin bağıl olarak zengin olma halleri azalır ve artık “yoksul” duruma düşerler. Başlangıçta zikrullahtan uzak olan kişiler ise aslında Müslümanların zikirden kopmasının meyvesini yer. Yani dünya hayatı aslında Allah’a inananlara endekslidir. Allah'ın adını ne kadar anarsak Allah'ın nimetine o kadar yakın oluruz.
Bundan sonra vefa duygumuz gereğince zikrullahı dilimizden düşürmemeye çalışalım yani. Diyeceğim budur.
Tam Metin İnceleme (Full-Text Article)
Çoğumuz türlü dileklerimiz için Allah’a dua ederiz. Peki bunun kabul edilme mekanizması hakkında düşünen oldu mu? Acaba Allah her şeyi duyduğu halde bazı duaları neden belirli bir vakit geçtikten sonra kabul eder? Allah o kullarını daha az mı sever? Kur'an'da söylenen Allah'ın adaletinin mutlak oluşu ne demektir?
Allah gerçekte her yarattığını sever ve yarattığı en hayırlı varlık olan (eşref-i mahlukat) insanların dualarını kabul etmek ona hiç zor gelmez. Yani Allah bu konuyu da şu şekilde bir sistematiğe bağlamıştır diye düşünüyorum, buna en büyük dayanağım ise Bakara suresi 152. ayetinde geçen “Siz beni anın ki ben de sizi anayım.” ayetidir. Şöyle ki bu ayetten çıkan anlam Allah'ın ismini her andığımızda Allah'ın bizim o anki durumumuza dikkat kesildiği ve bu şekilde Allah’tan ne istediğimizi doğrudan yani melekut aleminin aracılığı olmadan direkt bir şekilde Allah’a ilettiğimizdir diye yorumlanabilir.
Allah da bu şekilde yaratılanların en şereflisi olan insan varlığının duasına daha net bir şekilde yanıt verir ve bu yanıt istek hayırlıysa vermek, o an için hayırlı değilse de sıraya koymak olabilir. Yani buradan çıkacak anlam Allah'ı her an zikretmemizin önemidir. Allah'ın sistemi zikrullahtan uzak olan kişilere de daha az öncelik vermek olabilir.
Bu açıdan bakınca zikrullahtan uzak olan kişiler sadece zikrullaha yakın olan kişilerin zikrullahı azalttığı zaman Allah'ın zikrullahı azaltanlara bir ders vermek için nasipleri nispetinde rızıklandırdığı kişilerdir diyebiliriz. Böylece zikrullahı azaltan kişilerin bağıl olarak zengin olma halleri azalır ve artık “yoksul” duruma düşerler. Başlangıçta zikrullahtan uzak olan kişiler ise aslında Müslümanların zikirden kopmasının meyvesini yer. Yani dünya hayatı aslında Allah’a inananlara endekslidir. Allah'ın adını ne kadar anarsak Allah'ın nimetine o kadar yakın oluruz.
Bundan sonra vefa duygumuz gereğince zikrullahı dilimizden düşürmemeye çalışalım yani. Diyeceğim budur.
Yazan: Emre Pelit
Felsefi İtirazlar ve Yazarın Savunusu (Objections & Rebuttals)
Karşıt Diyalektik Sorgulama (Epistemoloji & Felsefe) — İtiraz: Allah gerçekte her yarattığını sever ve yarattığı en hayırlı varlık olan (eşref-i mahlukat) insanların dualarını kabul etmek ona hiç zor gelmez. Yani Allah bu konuyu da şu şekilde bir sistematiğe bağlamıştır diye düşünüyorum, buna en büyük dayanağım ise Bakara suresi 152. ayetinde geçen “Siz beni anın ki ben de sizi anayım.” ayetidir. Şöyle ki bu ayetten çıkan anlam Allah'ın ismini her andığımızda Allah'ın bizim o anki durumumuza dikkat kesildiği ve bu şekilde Allah’tan ne istediğimizi doğrudan yani melekut aleminin aracılığı olmadan direkt bir şekilde Allah’a ilettiğimizdir diye yorumlanabilir.
Yazarın Yanıtı (Rebuttal): Bu açıdan bakınca zikrullahtan uzak olan kişiler sadece zikrullaha yakın olan kişilerin zikrullahı azalttığı zaman Allah'ın zikrullahı azaltanlara bir ders vermek için nasipleri nispetinde rızıklandırdığı kişilerdir diyebiliriz. Böylece zikrullahı azaltan kişilerin bağıl olarak zengin olma halleri azalır ve artık “yoksul” duruma düşerler. Başlangıçta zikrullahtan uzak olan kişiler ise aslında Müslümanların zikirden kopmasının meyvesini yer. Yani dünya hayatı aslında Allah’a inananlara endekslidir. Allah'ın adını ne kadar anarsak Allah'ın nimetine o kadar yakın oluruz.
Bundan sonra vefa duygumuz gereğince zikrullahı dilimizden düşürmemeye çalışalım yani. Diyeceğim budur.
Temel Problem & Çözümleme (Dualarımızın Kabul Olma Süresini Kısal…) — İtiraz: Peki bunun kabul edilme mekanizması hakkında düşünen oldu mu?
Yazarın Yanıtı (Rebuttal): Bu açıdan bakınca zikrullahtan uzak olan kişiler sadece zikrullaha yakın olan kişilerin zikrullahı azalttığı zaman Allah'ın zikrullahı azaltanlara bir ders vermek için nasipleri nispetinde rızıklandırdığı kişilerdir diyebiliriz. Böylece zikrullahı azaltan kişilerin bağıl olarak zengin olma halleri azalır ve artık “yoksul” duruma düşerler. Başlangıçta zikrullahtan uzak olan kişiler ise aslında Müslümanların zikirden kopmasının meyvesini yer. Yani dünya hayatı aslında Allah’a inananlara endekslidir. Allah'ın adını ne kadar anarsak Allah'ın nimetine o kadar yakın oluruz. Bundan sonra vefa duygumuz gereğince zikrullahı dilimizden düşürmemeye çalışalım yani. Diyeceğim budur.