Yaratılışın Başladığı Yer: Kalp
Yaratılışın Başladığı Yer: Kalp
Birçoğumuzun aklına gelmiştir, “Acaba ilk olarak hangi uzvumuz yaratıldı?”.
Konu dağılmasın diye Allah'ın nasıl bize şahdamarımızdan daha yakın olduğunu da açıklamaya çalışalım. Esasında varlıksal açıdan biz ruhumuzuz. Yani Allah da bu yüzden elest bezminde olan ruhumuza dünyada olan şahdamarımızdan daha yakındır. Bununla birlikte Allah bunu aynı zamanda yalnız olduğumuzu düşünmememiz için de söylemiştir. Çünkü önceki bloglarımda yazdığım gibi yalnız olduğumuzu düşünürsek sadece kendimiz için yaşarız ve bu durumda hayatı vakit geçirme olarak algılarız. Bu da bizim tüm yaşama dair enerjimizi absorbe eder ve çaresiz kalırız. Allah aslında Kuran'da bizlere yaşama şevki kazandırmayı amaçlamıştır ve böyle yorumlanması gerekmektedir. Allah’ın kullarını sevdiğini daha net bir şekilde açıklayamazdım. Umarım anlaşılır.
Tez: Birçoğumuzun aklına gelmiştir, “Acaba ilk olarak hangi uzvumuz yaratıldı?”. Bu soruya cevap vermek için öncelikle Yaratıcının sözlerinden oluşan Kur'an'ı Hakim’i yeniden gözden geçirmek gerekir. Kuran’ı birkaç kez baştan sona bitirmiş biri olarak ekseriyetle kalbin üzerinde durulduğunu söyleyebilirim. Mesela “İnsan kalbinin 7 kâinattan üstün olduğu” gibi bir ibare geçer.
Antitez: Bununla birlikte başka bir ayette de ruhun elest bezminde olduğu anlaşılabilecek şekilde bir ifade vardır. Günümüzde manyetik bağlantılar yoluyla TV yayınları, radyo yayınları gibi şeyler yapılabileceğini hepimiz biliyoruz. Aynı öyle yaratılış olayı vuku bulurken de ruhumuz elest bezminde saklı tutularak ruhumuzun bedenimizdeki kalbimize manyetik dalgalarla bağlı olduğunu düşünebiliriz. Bununla birlikte başka bir ayette de “Allah kullarına şahdamarından daha yakındır.” şeklinde bir ifade vardır. Yani hepimizin bildiği gibi biz insanlar aslında bedenden ibaret değiliz, aslında çok daha büyük bir varlığın parçasıyız. Bu kapsamda aslında reel anlamda biz ruhumuzu temsil etmekteyiz. Yani her birimiz aslında somut olarak elest bezminde saklıyız ama dünyada bir bedenin sınırları altında yaşamımızı sürdürüyoruz. Peki sizce bedenimizle ruhumuzun bağını sağlayan şey nedir? Şüphesiz ki ruhumuz aslında kalbimize bağlıdır ve bu bağı biz göremeyiz. Gerçek bedenlerimiz de aslında ruhumuzun saklı tutulduğu elest bezminde yer alır. O konuyla alakalı video da çekmiştim zaten ulaşmak isteyen https://youtu.be/qqxXAhXoid8 bu linkten ulaşabilir ama biz konumuza dönelim. Yani aslında ruhumuzla kalbimiz göremediğimiz bir bağ ile bağlantılıdır. Bu yönden aslında bizim yönetildiğimiz yer aklımız değil kalbimizdir. Yani elestte bezmindeki ruhumuz kalbimiz aracılığıyla bizi yönetir. O yüzden her zaman ne düşüneceğimizi kontrol edemeyiz. Aslında bunun kararını ruhumuz verir ve o da elest bezmindedir. Ama dünyada bağlantı kurduğu varlık kalbimizin ta kendisidir. Bu yolla biyolojik olarak kalbimizin gücü yettiği ölçüde ruhumuz aklımızı kontrol eder.
Sentez: Konu dağılmasın diye Allah'ın nasıl bize şahdamarımızdan daha yakın olduğunu da açıklamaya çalışalım. Esasında varlıksal açıdan biz ruhumuzuz. Yani Allah da bu yüzden elest bezminde olan ruhumuza dünyada olan şahdamarımızdan daha yakındır. Bununla birlikte Allah bunu aynı zamanda yalnız olduğumuzu düşünmememiz için de söylemiştir. Çünkü önceki bloglarımda yazdığım gibi yalnız olduğumuzu düşünürsek sadece kendimiz için yaşarız ve bu durumda hayatı vakit geçirme olarak algılarız. Bu da bizim tüm yaşama dair enerjimizi absorbe eder ve çaresiz kalırız. Allah aslında Kuran'da bizlere yaşama şevki kazandırmayı amaçlamıştır ve böyle yorumlanması gerekmektedir. Allah’ın kullarını sevdiğini daha net bir şekilde açıklayamazdım. Umarım anlaşılır.
Bu Yazıyla İlgili Diğer Makaleler (Related Articles Architecture)
- Kann das menschliche Bewusstsein auf Roboter übertragen werden? (%98 Kavramsal Uyum — Etik & Teknoloji & Ortak MatematikselModel)
- Quantencomputer: Logik und Entwicklungsvorschläge (%98 Kavramsal Uyum — Etik & Teknoloji & Ortak MatematikselModel)
- Roboterprojekt für jeden Bedarf im Leben (%98 Kavramsal Uyum — Etik & Teknoloji & Ortak MatematikselModel)
- Proyecto de Robot Adaptable a las Necesidades en Todos los Ámbitos de la Vida (%98 Kavramsal Uyum — Etik & Teknoloji & Ortak MatematikselModel)
- Can Human Consciousness be Transferred to Robots? (%98 Kavramsal Uyum — Etik & Teknoloji & Ortak MatematikselModel)
- İnsan Bilinci Robotlara Aktarılabilir mi? (%98 Kavramsal Uyum — Etik & Teknoloji & Ortak MatematikselModel)
- Uykunun Özel Bir Zaman Olmasının Başlıca Hikmeti ve Rüyaların Ruhla Konuşma Mekaniğindeki Önemi (%98 Kavramsal Uyum — Aynı Felsefi/Bilimsel Disiplin: Etik & Teknoloji)
- Pozitif Bilimler Üzerine (%98 Kavramsal Uyum — Aynı Felsefi/Bilimsel Disiplin: Etik & Teknoloji)
- İslam’ın Süreklilği ve Bizim Genel Durumumuz (%98 Kavramsal Uyum — Aynı Felsefi/Bilimsel Disiplin: Etik & Teknoloji)
- Fıtrat Aslında Varlığa Nasıl Engel Olur (%98 Kavramsal Uyum — Aynı Felsefi/Bilimsel Disiplin: Etik & Teknoloji)
- Kur’an'ın İlk Bakışta Görülebilen ve Üzerinde Düşünülmeden Anlaşılamayacak Anlamları (%91 Kavramsal Uyum — Diyalektik & Epistemolojik Köprü (Epistemoloji & Felsefe))
- İnsanlar Kendi Kararlarını mı Yaşar Yoksa Kendilerine Dayatılanı Mı (%90 Kavramsal Uyum — Diyalektik & Epistemolojik Köprü (Diyalektik & Mantık))
- ZAMAN ASLINDA YOK SAYILABİLECEK BİR MEVHUMDUR (%90 Kavramsal Uyum — Diyalektik & Epistemolojik Köprü (Fizik & Kozmoloji))
- Dualarımızın Kabul Olma Süresini Kısaltma Yolumuz (%89 Kavramsal Uyum — Diyalektik & Epistemolojik Köprü (Epistemoloji & Felsefe))
- Önceki Yazı: Günümüzde Çevresel Etkenlerin Zihin Yapısında Oluşturduğu Değişimler
- Sonraki Yazı: Zamanın Akışı Paradoksu